Bir Kereden Bir Şey Olmaz mı? (Kırık Camlar Teorisi)

Philip Zimbardo’nun Kırık Camlar Teorisi

Amerikalı suç psikoloğu Philip Zimbardo’nun 1969 yılında yaptığı çalışma, bu teorinin temellerini oluşturur.

“Plakasız, terk edilmiş bir araba bir mahallede ne kadar dayanabilir?”

Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, getto diye tabir edilen, Bronx bölgesine ve yüksek yaşam standartlarına sahip Palo Alto bölgesine plakasız birer araba bırakır.

Üç gün sonra Bronx bölgesindeki arabanın tamamen yağmalandığı ve paramparça edildiği görülürken Palo Alto’daki araçta bir çizik dahi yoktur.

Neler olacağını görmek için Zimbardo ve yardımcıları Palo Alto’daki sağlam olan aracın gövdesine balyozla vurup zarar verirler.


Birkaç gün sonra orada yaşayan insanların da araca zarar vermeye başladığını görürler. Günler sonra bu otomobil de tanınmaz hale gelir.


“Bir kereden bir şey olmaz.” mantığını yerle bir eden bu teori; insanların bir kez bile suç işlemelerinin, başkalarını da suça nasıl teşvik ettiğini anlatmaya çalışmaktadır.


Fiziksel çevredeki küçük düzensizlikler (örneğin; paramparça edilmiş ve yağmalanmış bir araba, kırık bina pencereleri, yerlere atılmış çöpler) daha büyük sosyal sorunlara, suçlara ve toplum içinde bir çöküşe sebep olabilmektedir.


Kırık Camlar Teorisi, insan psikolojisinde çevrenin güçlü bir etkisi olduğunu savunur. Düzensizlik ve ihmalkarlık, bireylerin davranışlarını ve toplumun genel düzenini etkileyen bir psikolojik sinyal oluşturur. “Küçük” gibi görünen sorunlar, düzensizlikler ve kuralsızlıklar (kuralların esnekleşmesi veya kişiye göre uygulanması) görmezden gelinirse, zamanla daha büyük sorunlara yol açar. Yani Kırık Camlar Teorisi'ne göre, büyük sorunları önlemenin en önemli yolu "ilk camın kırılmasına izin vermemek" veya "kırılanı hemen onarmaktır."


Bu nedenle, teori hem bireysel hem de toplumsal düzeyde düzensizliğin erken aşamada kontrol edilmesinin önemini vurgular.


 

Hiç yorum yok:

Telif Hakkı © 2018 Emre GÜLCAN. Blogger tarafından desteklenmektedir.