İNSAN RUHU İÇİN BİR GEN YOKTUR (Gattaca Filmine Felsefi Bir Bakış)
Bu olasılıklara göre Vincent en fazla 30,2 yıl yaşayacaktır.
Anton ise genetik mühendislik sayesinde “tasarlanarak”
dünyaya gelmiştir ve “kusur”suzdur.
Annesi ve babasından alabileceği tüm “kusur”lar genetiğinden
çıkarılmıştır. Bu nedenle, "mükemmel" kabul edilen fiziksel ve
zihinsel özelliklere sahiptir.
Filmin başlarında çocukken yaptıkları yüzme yarışmalarını,
daima Anton’un kazandığını görürüz. Onun tasarlanan genetik mükemmelliği her
zaman zaferle sonuçlanır. Vincent ise sürekli kaybeder…. Taşıdığı genetik
kusurlar ve kalp rahatsızlığı yüzünden o asla kazanamaz.
Daima yenilir…
Filmin ortalarında Vincent ve Anton bir kez daha yüzme
yarışması yaparlar. Anton, bunun gereksiz bir çaba olacağını düşünerek önce
reddeder. Çünkü, her halükarda kendisi kazanacaktır. Fakat Vincent’ın
ısrarlarına dayanamaz ve yarışırlar.
Anton ne kadar çabalasa da Vincent’ı bu kez geçemediğini fark eder.
Anton sorar: "Bunu nasıl yapıyorsun Vincent? Tüm bunları nasıl yaptın?”
İnsan önce var olur. Sonrasında yaşam içerisinde seçimleriyle benliğini kurar. Çünkü varoluşçu felsefede insanın doğuştan sahip olduğu bir öz yoktur. Kendi seçimleriyle özünü yaratır. Jean-Paul Sartre da insanların kendi seçimleriyle kim olduklarını belirlediklerini savunur. Sartre’a göre, insanın özünü belirleyen, onun yaptığı eylemlerdir.
Vincent da genetik dezavantajlarına rağmen, eylemleriyle kim olduğunu tanımlamıştır. Seçimleriyle benliğini inşa etmiş, doğuştan gelen şartlarının ötesine geçmeyi seçmiştir. Çünkü insanlar, ne kadar kısıtlanmış olurlarsa olsunlar, seçim yapmak için kaçınılmaz bir özgürlüğe sahiptir.
Vincent’ın "arkada hiçbir şey bırakmaması," zihinsel olarak kendisini geri dönüş ihtimaline karşı kapatması anlamına gelir. İnsan, geri çekilme seçeneği olmadığında genetik olarak "zayıf" kabul edilse bile kendi iradesi ve tutkusu sayesinde doğuştan gelen şartların ötesine geçebilir. Vincent da gemileri yakmış ve doğanın koyduğu sınırları aşmıştır.
Gattaca, Vincent ve Anton üzerinden insanın kendi kaderini belirleme gücünü yansıtan etkileyici bir hikâye sunar. Film, genetik "mükemmeliyetin" ötesinde, insan ruhunun ve iradesinin sınırları aşabileceğini savunur.
Çünkü, insan ruhu için bir gen yoktur…





Hiç yorum yok: